chitosan

 

TIENS CHITOSAN

"CHITOSAN" insan vücudundaki tüm fizyolojik fonksiyonları regüle eden %100 doğal bir üründür. Dünyada çok popüler hale gelen "CHITOSAN", insan sağlığı üzerinde geniş kapsamlı,dengeleyici bir etki yaratmaktadır. "CHITOSAN" yaşlanma sürecini yavaşlatır, bağışıklığı güçlendirir ve çeşitli rahatsızlıklara karşı önlem olarak kullanılabilir. Aynı zamanda vücudun biyolojik ritmini regüle ederek hastalıkların hızlı bir şekilde iyileşmesine yardımcı olur.Bugün modern tıp bilimi tarafından "modern uygarlık hastalıkları" diye adlandırılan hipertansiyon, damar, kanser ve birçok alerjik ve bağışıklık hastalıklarını belirli bir ölçüde önleyebilir ve hafifletebilir. Ama ne yazık ki tüm hastalıkları tamamen iyileştirememektedir.

Bugün kullandığımız ilaçların birçoğu çeşitli alerjik reaksiyonlar ve yan etkilere sahiptir. Örneğin: Başınız ağrıyor, ağrı kesici ya da benzer bir ilaç aldınız, baş ağrısı geçti fakat mide bulantısı yaşamaya başladınız. Kısaca bir hastalığı önlediniz ya da iyileştirdiniz, ama aynı zamanda başka bir hastalığa yol açtınız. "CHITOSAN" Geleneksel Çin Tıp teorisine dayanarak hazırlanan bir ürün olduğu için ve % 100 doğal hammaddelerden üretildiği için yan etkisi bulunmamaktadır. Ve en önemlisi "CHITOSAN" yalnızca belirli bir hastalığı iyileştirme konusunda değil, vücuttaki tüm biyolojik ve fizyolojik fonksiyonlar için de iyileştirici bir etki yaratmaktadır.Biyolojik dengeyi en uygun seviyede tutabilme özelliğine sahip olan "CHITOSAN", en ileri teknoloji kullanarak üretilmektedir.

İçeriği: Kırmızı kabuklu yengeçlerin kabuklarından elde edilen iki temel madde Hitin (CHİ-TİN) ve CHİTOSAN'dır (CHlTOSAN).Hitin, direkt zincir polimeri biçimindeki fibrine benzeyen 1000-3000 adet sodyumglikozdan oluşur. CHITOSAN ise monoasetilleştirme ile yani asidin ayrıştırılması-Hitinden elde edilmiş bir maddedir. Hitinin ayrışma seviyesi ne kadar yüksek ise ürünün etkisi o kadar büyüktür. TIANSHI Şirketi tarafından üretilen "CHITOSAN"da asit ayrışması %85 ve daha yüksek seviyeye ulaşmaktadır.

ÜRÜN ÖZELLİKLERİ

l.İnsan vücudundaki mikolitik, otolitlik fermentler ve lesitin yardımıyla "CHITOSAN" küçük moleküler parçalara ayrılarak vücutta daha çabuk absorbe oluyor. Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuca göre "CHITOSAN"m biyoaktif etkilerini en iyi gösterdiği form, 6 moleküllü glikoaminden polimer hale gelmiş olduğu formudur.

2."CHITOSAN"asitli ortamda çözünerek pozitif iyonlar grubuna dönüşür.Hitin molekülleri NH aminoasitleri içermektedir. Asitler alkali ile reaksiyona geçince tuz oluşur.Örneğin mide suyunda aşağıda belirtilen reaksiyon oluşabilir: R-NH+HCL - R- NH+CL

3. "CHITOSAN" hücreleri çok iyi ayırt eder, etkiler ve hücrelerle kaynaşır. "CHITOSAN"ın içerdiklerinden en önemli olanı gialurin asit, insan vücudu için gereklidir.

4. Hitin, çözündükten sonra jel kıvamına gelerek, çok güçlü bir emilim yeteneğine sahip olmaktadır.

5.Hitin, doğal bir fibrindir, toksin içermez ve yan etkisi bulunmamaktadır. Chitinin etkisi belirli bir organa için değil insan vücudunun tamamı için geçerlidir.

"CHITOSAN"nın seçkin özellikleri:

1. Ürünün ayrışma derecesi %85'den daha fazla olduğu için herhangi bir toksin maddeyi kolaylıkla absorbe etmektedir. Vücutta çözünürken 6 moleküllü glikoaminden en aktif hal olan polimer hale geçerek kanser hücreleriyle savaşır.

2. Hitin, vücuttaki hücreleri ayırt edebildiği için, antijen oluşumunu engelleyebilir. Bu madde tamamen zararsız olduğu için vücut hücreleriyle tam olarak özleşebilir.

3. Hitin bir liftir, pozitif iyonik diyetsel selülozdur.

4. Chitinin etkisi stabildir.İnce barsak içerisini jelimsi bir madde ile kaplar,en ince ayrıntısına kadar temizler,arıtır,besinlerin emilim gücünü arttırır.

"CHITOSAN" selülozu lifli gıdaların tüm özelliklerine sahiptir. Sıvıyı emerek şişer ve inanılmaz bir absorbsiyon etkisi gösterir. Bu etki "CHITOSAN"da, diğer lifli gıdalara göre çok daha yüksektir. Zararlı maddeleri mıknatıs gibi çekmektedir. "CHITOSAN" kendi ağırlığının yaklaşık 8 katı kadar toksin, buna benzer maddeyi ve yağ moleküllerini absorbe edebilir ve bağırsak yoluyla atılırken sindirim fonksiyonunu hızlandırır, dışkının bağırsaklar­dan geçiş süresini kısaltarak, bağırsaktaki tansiyonu düşürebilir. Kalın bağırsak kanserini önleyebilir. Vücuttaki enzimlerin etkisi altına girerek çözünür ve tamamen asimile olabilir. Bu durum, en yüksek seviyede zenginleştirilmiş bu besin selülozunun en büyük farkıdır. "CHITOSAN" çok özel iyileştirici özelliklere sahiptir:

1) Kanser hastalıklarını iyileştirmede yardımcı olarak kullanılabilir.

Japon Üniversitesinde bir profesör tarafından benzersiz bir deney gerçekleştirilmiştir. Kanser hücreleri alınıp farelerin vücuduna yerleştirildikten sonra bu fareler cilt kanserine yakalanmışlardır. Bunun üzerine bilim adamları fareleri iki gruba ayırdılar. Birinci gruptaki fareler "CHITOSAN" ile tedavi edilirken, ikinci gruba hiçbir ilaç verilmedi. Deney sonucunda birinci gruptaki fareler tamamen iyileşirken, ikinci gruptakilerin hepsi öldü. Aynı deney tavşanlar üzerinde de yapıldı. "CHITOSAN" alan tavşanlardaki kanserli hücrelerin, normal hücrelere dönüşmesiyle bu tavşanlar hastalıktan kurtuldu, insanlar üzerinde yapılan araştırmalar ve deneylerde de "CHITOSAN" pozitif bir sonuç vermiştir.

Kanser tarafından etkilenmiş hücrelerdeki "CHITOSAN" etkisi şu şekilde oluşmaktadır:

a. Kanser hücrelerinin toksinlerini bastırarak onları ezer. Bilindiği gibi kansere yakalanan insanlar hızlı bir şekilde kilo kaybetmeye başlarlar. Buna neden olan unsur kanser hücrelerinin toksini serbest bırakmasıdır. Bu toksin, kan serumundaki demir elementini azaltır ve anemi hastalığına yol açar. İştah kaybı başlar ve vücuttaki yağlar çözünmeye başlar. "CHITOSAN" bağırsaklarda çözünerek monomoleküler mikro-grup şeklini alır, sonra da kanser hücrelerine müdahale ederek bu toksini ezer.

b.Kanser hücrelerini yok edebilen lenfli hücreleri canlandırır. İnsan vücudunda birçok lenf hücresi yer almaktadır (örneğin: NL ve LAK hücreleri). Onların benzersiz özelliği ise normal hücreleri kanser hücrelerinden ayırt edebilmeleri ve kanser hücrelerini yok edebilmeleridir. Lenf hücrelerinin vücutta en etkili olduğu PH ortamı 7,4'dür. Ancak kanser hücrelerinin etrafında daha asitli bir ortam oluşmakta bu da lenf hücrelerinin faaliyetini durdurmaktadır. "CHITOSAN" kullanımı, bu ortamın PH dengesini gerekli seviyeye getirerek, lenf hücrelerini, kanser hücrelerinin yok edilme­sine yardımcı olmak üzere faaliyete geçirir.

c. "CHITOSAN" kanser hücrelerinin vücuttaki dolaşımını engeller. Kanser hücreleri kan damarları içinde hareket ederler. Damarların duvarlarında, son araştırmalar­da bulunmuş olan 5T4 adı verilen bir molekül bulunmaktadır. Bu molekülün yardımı ile kanser hücreleri tüm vücuda yayılmaktadır. "CHITOSAN" damar duvarlarına sık bir şekilde yapışarak kanser hücrelerinin bu moleküllerle temasını engeller.

2) Kolesterol seviyesini düşürür.

Kolesterol kelimesi genellikle insanlarda korku yaratmaktadır. Birçok insan enfarktüs miyokard, damar ve kalp hastalıklarının kolesterol tarafından tetiklendiğini düşünmekte ve kolesterolü bir zehir olarak nitelendirmektedir. Halbuki vücutta belirli bir miktarda kolesterolün bulunması şarttır. Beyin, sinir hücrelerinin ve birçok dokunun oluşması, cinsellik hormonunun salgılanması için gereken bu madde aynı zamanda karaciğerdeki yağların çözülümü ve sindirim için gereken safra asidinin oluşması için de önemli bir maddedir. Fakat vücutta kolesterol miktarı artınca o damar duvarlarına çökerek kan dolaşımını ayrıştırır ve skleroza yol açabilir.

"CHITOSAN" VÜCUTTAKİ KOLESTEROLÜN EMİLİMİNE ENGEL OLABİLİR.

Gıda ile birlikte alınan kolesterol, enzimler ile gerçekleştirilen temastan sonra kolesterin etere dönüşerek bağırsak tarafından sindirilir. Kolesterolün enzimler tarafından sindirilmesi için etrafında belli bir miktarda safra asidi bulunması gerekmektedir. "CHITOSAN" ise safra asidiyle kaynaşarak onu vücuttan çıkartır yani kolesterolün etrafında safra asidi yokken enzimler, onu kolesterin etere dönüştürememektedirler. Bu durumda kolesterol bağırsak tarafından sindirilememektedir.

YAĞ ASİMİLASYONUNU ENGELLER.

"CHITOSAN" bir pozitif iyonik selüloz olduğundan, kolesterolün sindirimine engel olduğu gibi yağların asimilasyonuna da aynı şekilde engel olabilir.Yağlar, insan vücudunda yalnızca kolesterolde değil, aynı zamanda kanda ve proteinde de bulunmaktadır. Dolayısıyla kandaki yağ seviyesi düşerken kolesterol seviyesi de düşmektedir.

KOLESTEROL DÖNÜŞÜMÜNE YARDIMCI OLUR

Safra asidi, sindirim sisteminde yer alan en önemli sıvıdır. Kolesterolden oluşmaktadır. Safra kesesi belirli bir miktarda safra asidi içermektedir. Genelde safra asidinin sindirim sürecindeki görevi tamamlandıktan sonra yeniden ince bağırsak tarafından emilerek safra kesesine geri döner. "CHITOSAN" kolesterolün emilmemesi için safra asidi ile birleşerek vücuttan atılır. Safra asidi oluşması için vücudun HLD Kolesterolüne ihtiyacı vardır. Kolesterol, karaciğerde HLD şeklini alır ve bu da kandaki LDL kolesterolün düşmesine neden olur

3)Tansiyonu düşürür.

Yemeklerde kullandığımız klor ve sodyum içeren tuzun yüksek tansiyona neden ola­bileceği herkes tarafından bilinmektedir. Bu etkiyi yaratan klor maddesidir. Sodyumun böyle bir olumsuz etkisi bulunmamaktadır. Klor ise vücutta bulunun (ACE) hareketsiz enzim ile reaksiyona girerek onu aktif hale getirir. Bu enzimin hareketlenmesi tansiyonu yükseltmektedir. Klor, negatif iyon grubuna ait bir elementtir. "CHITOSAN" pozitif iyonlu bir madde olduğu için klor ile birleşerek dışkı ile beraber onu vücuttan atmaktadır. Bu durum tansiyonun yükselmesini önler.

4)Şeker hastalığını önleyebilir.
Tokyo'daki tarım akademisinde "CHITOSAN"ın şeker hastalığına karşı etkisinin kanıtlandığı bir deney gerçekleştirildi. Şeker hastalığı olan siyah sıçanlara "CHITOSAN" takviyeli yem verildi. İdrardaki şeker oranının azaldığı görüldü. Aynı deney insanlar üzerinde gerçekleştirildikten sonra, idrardaki şeker oranının yükselmesinin engellendiği gözlendi.

5) "CHITOSAN" ın yanıkları ve ciltteki pek çok yaraları iyileştirme etkisi:

"CHITOSAN" ciltteki çeşitli hasarların hızlı bir şekilde giderilmesi etkisine sahiptir. Japonya'da bir hastanede bedeninde çok ağır yanık bulunan, derisinin %80'i olmayan bir erkek çocuğunun tedavisinde doktorlar "CHITOSAN"dan yapılan suni deri kullanmışlardır. Birkaç ay sonra derinin kendini yenileyerek yanıkların hiçbir iz kalmadan yok olduğu gözlenmiştir. Böylesi mükemmel bir sonucun birkaç nedeni bulunmaktadır:

"CHITOSAN"dan yapılan suni deri insan vücudu tarafından kabul edilmekte, yanık böl­gesine yerleşince gerçek deriyle çok kolay kaynaşmaktadır, çünkü "CHITOSAN"dan yapılan deri insan derisine çok yakındır ve kaynaşması durumunda suni derinin çıkartılmasına hiç gerek kalmaz."CHITOSAN", hücreleri canlandırarak, büyük miktarda kolajen doku üretmektedir. Kolajen dokular ince bir deri oluşturarak izlerin yok olmasını sağlamaktadır."CHITOSAN" yaradan akan kanı durdurur, yoğun kanamayı önler ve bunun yanısıra yapılan araştırmalarda "CHITOSAN"ın yaralanan bölgelerde ağrı kesici etkisi gözlenmektedir.

6) Karaciğer fonksiyonlarını iyileştirmesi:

Japon bilim adamlarının "CHITOSAN'ın karaciğere etkisini kanıtlayan araştırmaları mükemmel bir sonuç verdi. Bu araştırmada tavşanlara yüksek miktarda koles­terol içeren yem verildi. Belirli bir süre sonra tavşanlarda kolesterol ve nötr yağların seviyesinin yükselme­siyle hepatit ve karaciğer iç yağı toplanması gözlendi. Hasta karaciğer bordoya kaçan kırmızı bir renge dönüştü. Ardından hasta tavşanlara "CHITOSAN" verilmeye başlandı. Belli bir süre sonra karaciğer kahverengi bir renk alarak tamamen iyileşti.

7) Vücudun alkali asit seviyesini dengeler ve bağışıklık sistemini güçlendirir

İnsan vücudunun çeşitli hastalıklardan korunması için alkali asidin vücudun çeşitli sıvılarında belli bir seviyede bulunması gerekmektedir. Kandaki PH dengesinin alkali seviye­si 7,4 civarında, diğer sıvıların ise 7,35 civarında bulunmaktadır. Kandaki bu seviye hemoglobin tarafından regüle edilmektedir. Vücuttaki başka sıvılarda alkali ortamı yumuşatıcı bir etkiye sahip başka bir madde bulunmamaktadır. Sıvılarda çeşitli hücrelerin birbiriyle reaksiyona geçmesi sırasında maddelerin hareketlenmesinden CO2 oluşmaktadır. Yavaş yavaş birikim gerçekleşirken, vücut sıvılarının oksitlenmesine yol açar. Yukarıda bahsettiğimiz bu oksitlenme durumunda, lenfli hücrelerin bağışıklık fonksiyonu azalmaktadır. Dolayısıyla vücudun bağışıklık sistemi hastalıklara yenik düşmektedir. "CHITOSAN", bağırsaklardaki enzimler ve bakteriler tarafından çözünerek emilir ve vücuttaki sıvıların PH dengelerini 7.35'e yani normal seviyeye ulaştırır. Bağırsak sistemini düzenli bir şekilde çalıştırır.

8)Vücuttaki zararlı maddeleri absorbe ederek dışarı atar.

Teknoloji ile bilimdeki gelişme ve başarılar insanlara şüphesiz büyük bir yarar sağlamaktadır; ancak bu yenilikler aynı zamanda çok büyük zararlara neden olmuşlardır. İlk sıralarda yer alan ise ağır metallerdir.Ağır metaller insan vücudunu zehirleyerek bugüne kadar görülmemiş çeşitli hastalıklara yol açmıştır. Kurşun, civa, kadmiyum, radyasyon, sigara, alkol ve madde bağımlılıklarında vücuttan atılmayan maddeleri temizler.Örneğin kadmiyum (CD) zehirlemesi kemiklerde çeşitli hastalıklara yol açmaktadır ya da civa zehirlenmesi yüzünden çeşitli ödem oluşumu gerçekleşmiştir. Bu tür hastalıkların tedavisi modern tıp tarafından henüz etkili bir şekilde yapılamamaktadır. Ancak bu ağır metallerin

"CHITOSAN" tarafından vücutta absorbe edilip dışarı atıldığı modern tıp tarafından kabul edilmektedir. Bunu kanıtlamak için yaşanmış bir olayı örnek olarak gösterebiliriz: 21 Haziran 1993 yılında Japon gazetesi "ABSAHİ SİNBUN" ülkede gündeme gelen benzersiz bir olayı tüm dünyaya duyurdu. O günlerde Rus devlet yönetimi, benzersiz bir operasyon gerçekleştirmeye karar verdi: Daha önce meydana gelen bir kaza sonucu okyanus dibinde bulunan nükleer bir denizaltı su yüzeyine çıkarılacaktır. Rus uzmanlar Japonya'dan büyük miktarlarda "CHITOSAN" satın alıp onu jöle haline dönüştürdüler. Denizaltının dış cephe duvarlarının arasındaki boşluğu bu jöle ile doldurarak olası radyasyon sızıntısını engellemeyi umuyorlardı. Sonuç tüm beklentilerden daha ümit vericiydi. "CHITOSAN" radyasyon etkisini tamamen yok etmişti. Bu olay dünya çapında bir sansasyonel etki yarattı.

9) Bel ve sırt ağrısı giderir.

Çin tıbbı bölgesel kan dolaşımına büyük bir önem vermektedir. "Konjesyon" ve "sıvı zehirlenmesi" gibi terimleri yürürlüğe Çin tıbbı koymuştur.Konjesyon durumunda insan metabolizması yavaşlar, vücut ateşi düşer ve bitkinlik yaşanır. Sürekli olarak üşüme hissi yaşanır. Kas hücrelerinin yeterince oksijen almaması bel ve sırt ağrılarına neden olur. "CHITOSAN" kul­lanılarak kan damarları genişletilir ve tam hacimli kan dolaşımı sağlanır.